Sezen'i anlamak bir deyim olmalı. Sezen anlaşılmalı. Alt metinleri, söyledikleri, söylemek istedikleri keşfedilmeli. Bugüne kadar dinlediğim hiç bir şarkısından boğulmadan çıkmadım. Hep kayboldum şarkılarının içinde. Sanki şarkıları ben yazmışım da Sezen seslendiriyormuş gibi hissettim hep. Şarkılarının dudaklarında benim ellerimin izi vardı sanki.
Mesela Sezen ''Ben senin hayatından gittim oğlum. Hadi yerime koy birini koyabilirsen.'' diyordu, ben bambaşka yere gidiyordum. Ya da o, ''Kendimden kaçak yarim keskin bıçak'' diyordu, ben başka bir ayrılıyordum kendimden.
Sezen'in radyoda çıkışı bile başka bir ayrı. Başka bir dinlenilesi. Hani bazen insanlar birlikte olamayacakları, anlaşamayacakları insanları anlatırken derler ya şununla olmaz, bununla olmaz diye bana göre Sezen'i anlamayanla olmaz.
Uzun lafın kısası, sen önce Sezen'i anla sonra zaten muhabbet ederiz. Sonunda da sen şiir okursun, ben Sezen...
29.11.2014
29.11.2014

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder