Eskileri hatırlamak güzel. Anıları hatırlamak, onlara gülümsemek güzel. Kızgınlığının, kırgınlığının gittiğini fark etmek güzel. Eskide kalan insanlar... Onlar... Güzel... Onları ve anılarını düşününce gözlerinin bulutlanması ise tuhaf...
Ama ben her şeye rağmen severim eskilere gitmeyi. Eski fotoğraflara bakmayı severim. Eskide kalan insanlarla dinlediğim şarkıları dinlemeyi severim. Ama şu da var ki her şarkı herkesle dinlenmez. Eğer özel biriyle dinlediysen bir şarkıyı özel başka biriyle dinlemeyeceksin.Ya sadece onunla dinleyeceksin ya da tek başına. Çünkü anılar özel, anlar çok özeldir. Aklına geldiğinde ya gözlerini bulutlandırır ya da gülümsetir. Bazen ikisini aynı anda yapar. En tehlikelisi ikisinin aynı anda olduğu zamandır. Çünkü bir an aklına gelince hem gözlerini bulutlandırıp hem gülümsetiyorsa ya çok derindir ya da çok taze. O yüzden seni bu hale sokan şarkıları ya o hale sokan kişiyle dinleyeceksin ya da tek başına dinleyeceksin. İtiraf edelim eskiler bazen acıtır. Eskidekiler, onlar bazen çok fena acıtır. Bazen adlarını bile duymak istemezsin. Hatta onlarla aynı isme sahip insanlarla tanışmak bile acıtır seni, üzer, kırar, yıkar, dağıtır hatta parçalar. Ama eskiler bunlar olduğu için güzeldir. Çünkü anılar ve anıdakiler sana bunları yaşattığı için özeldir...
Dediğim gibi ben severim eskileri. Eski notları okumayı, eski fotoğraflara dakikalarca bakıp o fotoğrafın çekildiği anları hayal etmeyi, bir şarkıyı dinleyip hüzünlenmeyi, bir hediyeye bakıp gülümsemeyi, bir gömleği saklamayı severim. Beni ben yapan her şeyi hatırlamayı, düşünmeyi severim. Beni üzse de severim mutlu etse de. Çünkü onlar gerçek manada beni ben yapan şeylerdir.
Sanırım şuan kitap arasından düşen ve unutulmuş o küçük not kağıdına da teşekkür etmem gerek. Eğer az önce o not kağıdı elimdeki kitaptan çalışma masama düşmeseydi, ben o döneme ait bu kadar güzel anılarım olduğu fark etmeyecektim...
Bazen minik tesadüfler güzel sona ererler...
02.11.2014
02.11.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder