13 Mayıs 2018 Pazar

Tarifi Olmayan Hisler ve Kader

Kader, tesadüflerin birleştiği noktada başlıyor. Hiç umulmadık bir anda ufak bir tesadüfle ilmek ilmek dokunuyor. Daha ne olduğunu anlamadan ve hiçbir şeye müdahale etmeye fırsat kalmadan bir hikayenin ortasında buluveriyorsun kendini. İçinden hiçbir şeye müdahale etmek gelmiyor ki zaten edemiyorsun da. Her şey o kadar mükemmel oluveriyor ki bir anda, hiç bozulmasın diyorsun. Bir bakıyorsun gökyüzü daha mavi, bulutlar daha beyaz, güneş daha parlak, kuş cıvıltıları daha şen oluvermiş. Sanki yeryüzünü umut kaplamış, çocuklar daha fazla kahkaha atmaya başlamış ve dünyada hiç kötülük kalmamış.

Kendini bir anda bir masalın içinde bulmak gibi bir his. Hep hayalini kurduğun şeyler başına geliyor, imkansız sandığın şeyler bir anda gerçek oluyor, böyle biri yoktur dediğin kişi ömrünü gözlerine bakarak geçirmek istediğini söylüyor ve bunlar çok küçük bir tesadüfle başlıyor. Sonra daha önce mutlu olduğunu sandığında bile aslında hiç mutlu olmadığını anlıyorsun ya da çok sevildiğini sandığında aslında hiç sevilmediğini fark ediyorsun. Ve görüyorsun ki bunca zamandır beklediğin kişi şimdi gelmiş. Önceden yaşananlar seni bu yaşayacaklarına hazırlayan şeylermiş aslında bunu fark ediyorsun. Kendi kendine iyi ki bunları yaşamışım yoksa şimdi olanların kıymetini nereden bilebilirdim diyorsun. Ne zaman gözünü kapatsan kısacık zamanda yaşadığın bambaşka bir anının seni gülümsettiğini fark ediyorsun. Şarkıda geçen söz gibi birden bire hayatının tümü oluyor ve bir bakıyorsun yaptığın bütün planlar ona göre yeniden şekillenmiş. 

Hiç bitmesini istemediğin bir rüyanın içinde her an uyanacakmış korkusuyla bir masalı yaşıyorsun. Kaderin sana hazırladığı plana her defasında şaşkınlıkla ama bir o kadar da hayranlıkla bakarken aklından sadece bu rüyadan hiç uyanmamak geçiyor. Çünkü ilk kez bu kadar mutlusun, ilk kez bu kadar olağanüstü her şey belki de ilk kez bu kadar saf duygular. Ve kesinlikle ilk kez bu kadar plansız, bu kadar ani. Mutlusun hem de hiç olmadığın kadar mutlusun. Sık sık aynı şeyi tekrarlıyorsun bu masal hiç bozulmasın, bu rüya hiç bitmesin. Adı her geçtiğinde kaderine binlerce kez şükrediyorsun. 

Yazacak bir sürü şey var, anlatacak bir çok detay, betimleyecek bir sürü özellik, tarif etmeye kelimelerimin yetmeyeceği bir sürü duygu. Ne sayfalarım yeter, ne kelime haznem ne de tanımlayabileceğim duygular. Zaten duyduğum her şarkı ona yazılmış, okuduğum her şiir onun için kaleme alınmış. Şimdi ne anlatsam, ne söylesem daha fazlasını ifade edebilirim bilmiyorum. Her düşündüğümde yeniden kaderime şükretmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Binlerce kez şükürler olsun kaderime ve onu hazırlayan tesadüflerime.

Ve son olarak ne de güzel söylemiş Atilla İlhan;
"Ben aşk nedir bilmem eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi." 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder