23 Haziran 2015 Salı

Gülmek eylemi...

Aslında baya bir zamandır yazmak istiyorum buraya ama bir türlü parmaklarım basamadı tuşlara. Sanki yazarsam her şey daha kötü olacakmış gibi hissettim ilk kez. İlk kez yazmak beni rahatlatmayacak daha kötü yapacak gibi geldi. Ama şimdi içimdekileri biraz olsun anlatabiliyorum.

Zor bir dönemdi annemden sonra neredeyse en çok değer verdiğim kişinin anne yarımın kanser olduğunu öğrenmiştim üstelik çok sevdiğim biri kanseri henüz atlatmışken ve çok sevdiğim birini kanserden yeni kaybetmişken.

Bu sefer ne olacağını kestiremediğimden zaten tuhaf olan ben daha da tuhaflaştım Evet sürece alışığım ama yeniden aynı şeyleri yaşamak da bu defa hiç hoşuma gitmiyor. Saatler süren seanslar, seansların verdiği stres, üzüntü, onun canının yanması ama bunu belli etmemeye çalışması...
Bunlar hep bildiğim ve nefret ettiğim şeyler çünkü kendimi sevdiğim biri karşısında hiç o kadar çaresiz hissetmiyorum. Birinin daha ağlamaklı ses tonu ve acısının içinde okunduğu gözleriyle bakıp ''Sen niye bugün gülmüyorsun?'' demesini istemiyorum. Ben bu cümleyi çok duydum. Tedavisi boyunca canımın canı dediğim o zaman daha ilk okula giden o insandan çok duydum. Bir defa daha canım dediğim anne yarım dediğimden duymak istemiyorum. İlk defa aynı filmi üçüncü kez izlemek istemiyorum. Çünkü bu filmin en komik sahnesi bile beni güldürmüyor.

Düşünsene birinin sana ihtiyacı var ama çaresi sen değilsin. Acısını dindiremiyorsun, sana sarılmak istediğinde buna izin veremiyorsun, saçlarını taramayı özlediğini söylediğinde ona bir cevap veremiyorsun, dışarı çıkmak istediğinde onu dışarı çıkaramıyorsun çünkü çıkarsa kötüleşebilir, o gece ağrısından uyandığında ona ''Merak etme az kaldı geçecek bu ağrılar iyileştiğin için oluyor'' demekten başka bir şey gelmiyor elinden. Ona devamlı hiç inanmadığı yalanlar söylemekten başka bir şey gelmiyor elinden. Ya da iyi olduğu günler beraber sohbet ettiği yan oda da kalan çocuk melek olduğunda ona bunu söylemiyorsun.

Ben bu yaşadıklarımı yeniden yaşamak istemiyorum. Evet belki aynı kişi değil, belki bu seferki bir önceki kadar ağır değil ama ben istemiyorum. Farklı gözlerde aynı acıyı görmek, benzer cümleleri duymak istemiyorum. Ama buna da engel olamıyorum çünkü o sancılı tedavi süreci çoktan başladı ve ne yazık ki şuan yapmam gereken tıpkı 1 aydır yaptığım gibi etrafa hiçbir şey olamamış gibi gülmek. Bir süre daha rol yapmam gerekecek. Şimdi elimden gelen tek şey onun o maskeyi çıkartıp saçlarına hangi şekli vereceğini düşündüğü günleri beklemek ve bunu beklerken ona ne olursa olsun gülümsemek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder